Bazen dilin en popüler kelimelerinin ne kadar yanlış anlaşıldığını görüp, sadece gülmekle yetiniyoruz. “Çok maruf” ifadesi de işte böyle bir kelime: Herkesin bildiğini iddia ettiği ama aslında ne anlama geldiği pek de net olmayan bir kavram. Peki, gerçekten ne demek “çok maruf”? Ve bu kadar sık duyduğumuz, her köşe başında karşılaştığımız kelimenin arkasında ne tür bir anlam var? Sizi garip bir sorgulamaya davet ediyorum: Gerçekten “çok maruf” olmanın ne kadar değerli bir şey olduğunu düşünüyoruz?
Çok Maruf Ne Demek?
“Çok maruf” terimi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir ifade olup, “bilinen, yaygın ve tanınan” anlamlarına gelir. İslam kültüründe “maruf” kelimesi, toplumda bilinen ve kabul gören doğruları ifade eder. Fakat, burada devreye giren bir sorun var: Bugün “çok maruf” kelimesi, halk arasında özellikle sosyal medyada ve günlük yaşamda, genellikle popüler olan şeyleri tanımlamak için kullanılıyor. Yani, sosyal açıdan kabul gören, bilinen ve izlenen her şey “çok maruf” olarak adlandırılıyor. Ancak, bu tanımın arkasında, kelimenin asıl anlamından ne kadar uzaklaştığımızı hiç düşündük mü?
Popülerlik Bir Değer Midir?
İşte burada tam olarak tartışmamız gereken mesele başlıyor. “Çok maruf” olma durumu, günümüzde genellikle toplumun ne kadar yaygın bir şekilde kabul ettiği ya da tanıdığı ile ilişkilendiriliyor. Örneğin, televizyon programları, ünlüler, sosyal medya fenomenleri veya popüler trendler… Bunların her biri “çok maruf”dur. Fakat, burada sormamız gereken soru şu: Gerçekten popüler olmak, toplumsal anlamda doğru ya da değerli olmakla aynı şey midir?
İçerik üreticilerinin sosyal medyada ne kadar çok izlendiği ya da takipçi kazandığı genellikle çok maruf oldukları anlamına gelir. Ama ya bu içeriklerin kalitesi? Gerçekten ne kadar derinlikli? Hangi değerleri savunuyor? Peki ya popüler kültürün oluşturduğu bu “çok maruf” hayat tarzı, gerçekten toplumun faydasına mı? Yoksa geçici heveslere, çabuk tüketilen içeriklere dayanarak toplumları yüzeysel bir kültüre mi yönlendiriyor?
Maruf ve Toplumsal Eleştiri
“Çok maruf” olma durumu, aslında toplumsal eleştirinin de önünde bir engel oluşturuyor olabilir. İnsanlar, bir konuda ne kadar marufsa, o konuda eleştiri yapmaktan o kadar zorlanıyor. Çünkü, toplumsal kabul görmüş bir şeyi sorgulamak, bazen “aykırı” ve “ters” bir tavır olarak algılanabiliyor. Kısacası, popüler olan şeyler genellikle sorgulanmadan kabul ediliyor. Halbuki, en güçlü toplumsal değişim, en “maruf” olan şeyleri sorgulayarak başlar.
Örneğin, bir müzik parçası ya da bir film popüler olduğu için “çok maruf” kabul edilebilir, fakat bunlar gerçekten sanatsal bir derinliğe sahip mi? “Çok maruf” olmak, her zaman iyi veya doğru olmak anlamına gelmez. Hangi popüler düşünce akımlarının veya trendlerin aslında yanlış yönlendirdiğini sorgulamak, herkesin cesaret edemediği bir şeydir.
Toplumsal Kabul ve Bireysel Fikirler Arasındaki Çatışma
Bir başka problem, çok maruf olmanın zamanla toplumsal baskıya dönüşmesidir. Örneğin, bir konu popüler olduğunda, hemen herkesin bu konuda konuşması beklenir. Fakat, bu durumu sorgulayanlar genellikle dışlanır. Maruf olmak, toplumsal normlarla uyum sağlamak anlamına geliyorsa, bu normlar sorgulama ve bireysel düşünceye ne kadar yer bırakıyor?
Peki, çok maruf olan her şey doğru ve değerli midir? Ya da bu durum sadece “görünüşte değerli” olmanın tuzağı mı?
Sonuç: Ne Zaman Gerçekten Maruf Oluyoruz?
Bütün bu eleştiriler, bizi şu sonuca getiriyor: “Çok maruf” olmanın değeri, gerçekten toplumsal fayda sağlamakla ölçülmeli, yoksa sadece yüzeysel bir popülerlik haline gelmemelidir. Toplumsal kabul görmüş olan her şeyin, yalnızca bir pazarlama stratejisiyle yapılmış bir “görünüş” olduğunu unutmamalıyız.
Peki sizce “çok maruf” olmak, toplumun faydasına mı? Ya da sadece geçici bir popülerlik peşinden mi koşuyoruz? Yorumlarınızı aşağıda paylaşın, tartışmaya katılın!